Türk cam sanatı

Beykoz Cam ve Billur Müzesi Tanıtımı

Seyahat

Beykoz Cam ve Billur Müzesi, ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Müze, toplam 390 dönüm arazide, yaklaşık 3 bin metrekarelik kapalı alanda, Türk cam sanatının dünyaya tanıtılmasını hedefliyor.

Selçuklu’dan Osmanlı Devleti’nin sonuna kadar uzanan döneme ait bin 500 eserin yer aldığı müze, hafta içi her gün saat 09.00 ile 18.00’de ziyaret edilebiliyor.

Restorasyon çalışmalarının ardından açılan Milli Saraylar Başkanlığı’na bağlı Beykoz Cam ve Billur Müzesi, ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Adını Osmanlı dönemindeki Beykoz Cam ve Billurât Fabrika-i Hümayunu’ndan alan müzenin bulunduğu yapı, Sultan Abdülaziz tarafından vezirlik görevine getirilen Abraham Paşa tarafından inşa ettirildi. İnşasından sonra günümüze kadar ulaşmayı başaran ahır binası, Milli Saraylar tarafından 3 yıl süren restorasyon çalışmasıyla ihya edildi.
Osmanlı sarayları için Avrupa’da üretilen eserlerin de sergilendiği müze, 12 tematik bölümden oluşuyor. Müzede, 1237-1246’ya tarihlenen serbest üfleme tekniğiyle yapılan, mine ve yaldızlarla dekore edilen Kubadabad tabağı dikkati çekiyor.

Beykoz Cam ve Billur Müzesi

ZİYARETLER HAFTA İÇİ

Modern müzecilik kriterleri göz önünde bulundurulan müzede, Memluk kandilleri, Osmanlı revzenleri, Avrupa camları, cam bahçe, kristal piyano ve Sultan II. Mahmud’un renkli camlarla bezeli saltanat arabası da ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Müzede, cam sanatıyla ilgili kütüphane de oluşturuldu. Türkçe başta olmak üzere yabancı dilde 600 eserin yer aldığı kütüphane, süreli sergi alanı, çocuklara yönelik eğitici atölyesi, seçkin lezzetler sunan kafesi ve cam eserlerin satışa sunulduğu hediyelik eşya ofisi de hizmete açıldı. Müze alanı içerisinde bulunan ormanlık alan, 117 farklı ağaç türüne ev sahipliği yapması bakımından botanik müze özelliği taşıyor. Müze, Covid-19 tedbirleri çerçevesinde hafta içi her gün saat 09.00 ile 18.00’de ziyaret edilebilecek.

BİN 500 SEÇME ESER

Milli Saraylar İdaresi Başkanı Dr. Yasin Yıldız, müzenin inşa edildiği Abraham Paşa Korusu’nun, 19. yüzyıl İstanbul korularının en önemlilerinden biri olduğunu söyledi. Yıldız, yapının Abdülaziz dönemi devlet ricalinden Abraham Paşa tarafından yaptırıldığını belirterek, “Bugün 360 dönümü elimize ulaşmış durumda. Burası uzun yıllar atıl kaldıktan sonra 2018 yılında Milli Saraylar Başkanlığı’na bağlandı” dedi.

Beykoz Cam ve Billur Müzesi
Özel korunun içindeki köşk ve ahır binasının bugüne ulaşabildiğini kaydeden Yıldız, Beykoz’un ülkenin cam sanatındaki yeri düşünüldüğünde buranın cam müzesi olarak tasarlanması fikrinin ortaya çıktığını dile getirdi. Yıldız, üç yıl içinde mekanın ve bahçenin restorasyonunun tamamlandığını kaydederek, “Uluslararası bir heyet tarafından konsept projemiz geliştirildi. Değerli bilim insanlarımız tarafından Milli Saraylar’ın envanterinde bulunan 12 bin 900 cam eser arasından bin 500’ü özellikle seçildi. Önemli bir kısmı dünyada tek örnek olan bir hazinenin bir araya gelmesiyle de müze açıldı” dedi.

Toplam 390 dönüm arazide, yaklaşık 3 bin metrekarelik kapalı alanda Türk cam sanatının dünyaya tanıtılması amacıyla kurulan müzede, Selçuklu’dan Osmanlı Devleti’nin sonuna kadar uzanan döneme ait bin 500 eser yer alıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir